Türkiye’nin geleceği yerli üretimde

 

Milli Üretim Milli Güç

 

Makina İmalatçıları Birliği olarak 26 yıldan bu yana Türkiye’nin makine üreticilerini tek çatı altında topluyoruz ve 170 üyemizle Türkiye’de makine ihracatının yüzde 60’ını gerçekleştiriyoruz. Üreterek büyümek zorunda olan Türkiye ekonomisine en büyük desteği verecek olan makine imalat sektörüne pozitif ayrımcılık yapılması gerektiğini ve sektörün büyümesi için mevcut desteklerin artırılarak gelişmiş ülkelerde olduğu gibi  özel önem statüsünde değerlendirilmesi gerektiğini her fırsatta dile getiriyoruz. Türkiye’nin makine üreticileri olarak 2023 yılında ülkemizde en fazla ihracat yapan sektör olmayı hedefliyoruz. Bugün otomotiv sektörünün ardından ikinci sırada yer alan sektörümüzün bu hedefe, yüksek teknolojili ara bileşenlerinin üretimi ve yine bu bileşenlerin yerli üretim makinelerde kullanılarak katma değer yaratılması ile ulaşabileceğine inanıyoruz.

 

Ülkemizin önümüzdeki yıllarda en önemli sektörü haline geleceğine inandığımız makine imalatı, son 10 yılda AR-GE’yi odağına alan hükümet ve teşvik politikaları ile önemli yollar kat etti. Makine üretimi ile birlikte, teknolojiye geçiş süreci hızlanıyor ve savunma sanayisinden tıbba kadar çok geniş alanda yaygın bir imalat gücü ortaya çıkıyor. Makine imalatçıları içinde barındırdığı mühendislik ve AR-GE gücü sayesinde yüksek teknolojiye en hızlı dönüşümü sağlayacak tek sektör olma özelliğini taşıyor. Tüm ticari sektörler içinde katma değer artışının en fazla sağlandığı makine imalat sanayisinin ilgi alanına girmeyen bir üretim alanı bulunmuyor. Sektörümüz, zorluk derecesi yüksek ve çok disiplinli bir yapıya sahip. Dünyada ihracatta 2'nci sırada bulunan makine ve teçhizatı, ülke ekonomilerinin gelişmesinde büyük rol oynuyor. 2015 yılı ihracatımız 11,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşirken, ithalat tutarı 23 milyar dolar oldu. Aynı yıl içerisinde makine üretimimiz ise yaklaşık 25 milyar dolara ulaştı. Makine sektörü olarak geçtiğimiz yıl Türkiye’nin toplam ihracatından yüzde 8.25 oranında pay aldık. Son 5 yılda Türkiye ihracatında en fazla yükselişi gerçekleştiren sektör olduk.

 

Makina imalatçıları,  içinde barındırdığı mühendislik ve AR-GE gücü sayesinde yüksek teknolojiye en hızlı dönüşümü sağlayacak ve geçiş yapabilecek tek sektör olma özelliğini koruyor. Bizler dünyanın gelişmekte olan ekonomileri içinde yer alan Türkiye ekonomisine üretim ve ihracat rakamlarımızla büyük katma değer sağlıyoruz. Dünya standartlarında üretim yapan üreticilerimiz ve uluslararası düzeyde marka olmuş ürünlerimiz bulunuyor. Sektörümüz önemli insan kaynağına sahip ve tüm makine sektörü 3,5 milyon kişiye istihdam sağlıyor. Ayrıca Hükümetin açıkladığı son teşvik paketinde teknolojiye yapılan yatırımlar öne çıkıyor. Yatırımcıları teknoloji tabanlı üretime yönlendiren bu paket, ülkemizde imalatı olmayan teknolojik ürünlerin üretiminin önünü açacak. Bunun sektörümüzde daha fazla teknolojiye dayalı üretim yapılabilmesi açısından bir fırsat olduğuna inanıyoruz. 2010 yılından 2015 yılına kadar yüksek oranlarda gerçekleşen makine ithalatının bu yatırım teşvikleri sayesinde daha da azalacağını ve teknolojiye dayalı katma değerli ürünler üreterek cari açığa olan negatif katkının önümüzdeki dönemde daralacağını öngörüyoruz.

 

KOSGEB teşvikleri de sektörümüz açısından büyük önem taşıyor. Üreticilerimizin bu teşvikleri yakından takip etmesi büyük önem arz ediyor.

 

Dünya genelinde tüm ülkeler makine sektörüne gösterdikleri önemi hızla artırmaya devam ediyor. Katma değerlerini yükselterek rekabet ortamını daha da zorlu hale getiriyorlar. Önümüzdeki yıllarda imalatımızın katma değerini hem ara ürünlerde hem de nihai ürünlerde yükselterek, küresel alanda rekabet gücümüzü artırmayı hedefliyoruz. Diğer ülkelerin Türkiye'ye bağlılığını sağlamak, bizim de makine imalatında bağımlılığımızı azaltmak en önemli amacımız. Bunun da Endüstri 4.0 ile mümkün olabileceğine inanıyor ve üreticilerimizin bu teknolojiye hazırlanmaları konusunda destek oluyoruz. Burada insan kaynağımızın katma değerini artırmamız büyük önem taşıyor. İmalatta ve satış sonrası hizmetlerde önemli avantajlar sağlayacak Endüstri 4.0 evrimi sadece imalatta, yeni mamullerde değil, yeni sistem ve iş süreçleri kapsamında da ele alınması gerekiyor.  

 

Makina İmalatçıları Birliği olarak, Türkiye’de üretilen makineleri dünyaya daha yakından tanıtmayı hedefliyoruz. Üreticilerimizden aldığımız güçle uluslararası arenada  ‘milli üretim milli güç’ sloganıyla Türkiye’nin en çok ihracat yapan sektörü olacağımıza inanıyor, bu hedefimizi gerçekleştirmek için var gücümüzle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Milli üretimin ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacağını, sektörümüzün cari açığa olan negatif katkısının azalacağını ve dışa bağımlılığımızı en asgari seviyeye indirerek güçleneceğimize inanıyoruz. Bu nedenle Makina İmalatçıları Birliği olarak yurtiçinde ve yurtdışında yürüteceğimiz tüm tanıtım faaliyetlerimizde ‘milli üretim milli güç’ sloganını belirledik. Aralık ayında Bursa TÜYAP Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen, Bursa Endüstri Zirvesi’nde 29 üyemiz ile birlikte bu sloganımızı stantlarımızda ilk kez kullandık. Hedefimiz Türkiye’de üretim yapan makinecilerin gücünü ‘Milli üretim milli güç’ sloganıyla Bursa’dan başlayarak duyurmak.

 

Milli birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bu dönemde siz üreticilerimiz de desteği ile üretimimizin gücünü tüm dünyaya daha yakından tanıtacağımıza inanıyoruz.